Tiyatro Gazetesi

HABERLER

Turgut BAĞIR ile bir Söyleşi

Turgut BAĞIR ile bir Söyleşi

O önce bir Tiyatro Sevdalısı, Tiyatro oyuncusu, Yönetmen, Dizi ve Sinema oyuncusu, Fotoğrafçı

 TURGUT BAĞIR
O önce bir Tiyatro Sevdalısı, Tiyatro oyuncusu, Yönetmen, Dizi ve Sinema oyuncusu, Fotoğrafçı, Korist en nihayetinde Tiyatro insanları yetiştiren bir akademisyen. Ve arkadaşım…

_  Sayın Turgut Bağır tiyatro gazetesine kısaca kendinizden bahseder misiniz?
     _ 1983 yılında Adana Büyükşehir belediyesinin düzenlediği liseler arası tiyatro şenliğiyle tiyatroya başladım. Bu şenliklerle birçok oyuncu kazanmış oldu Adana’mız daha sonrasında devlet tiyatrosunda yardımcı oyuncu ve kursiyer olarak devam ettim.
Büyük şehir belediye konservatuvarında 3 yıl süren oyunculuk eğitimi sonrasında da özel tiyatro olarak Adana gösteri sanatlar merkezinde ve ABC kültür merkezinde tiyatro yaşamımı sürdürdüm.
1990 yılında Ankara Ekin tiyatrosundan teklif aldım, onlarla anlaşma yapıp oyunculuk sürecime Ankara’da devam ettim.
1991 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinin tiyatro bölümünü kazandım 1995 yılında mezun oldum. Ankara’da bulunduğum süre içinde, Ankara Ekin tiyatroda, Ziraat Bankası Çocuk Tiyatrosunda, Karmaşık Tiyatro’da ve Ankara Devlet tiyatrosunda oyunculuğa devam ettim.
 TRT’de çocuklar için drama ve tiyatro eğitimi verdim.
1996 yılında Çukurova Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak göreve başladım. İki yıl sonra Mersin Üniversitesinde yüksek lisans yaparak akademik hayatımı tamamlamış oldum.
_  İlk görev yeriniz Çukurova Üniversitesi mi, kaç yıldır burada görev yapıyorsunuz?
İlk görev yerim Çukurova Üniversitesi devlet konservatuvarı tiyatro bölümü, on dokuzuncu akademik yılımı tamamlamış bulunuyorum yirminci yılıma girerken oyunculuk yapma isteğim azalmadı devam ediyor bana sunulan güzel projelerde yer alıyorum, beğendiğim projelerde yer almaya devam etmek istiyorum.


Dizilerde sinema filmlerinde rol aldığınızı biliyoruz. Dizi oyunculuğu devam edecek mi yeni projeler var mı?
Bölgede, Adana’da çekilen birçok projelerde mümkün olduğunca görev almaya ve bu projelerin bir parçası olmaya devam ediyorum. Bölgede çekilen Beyaz Gelincik adlı dizi ile dizi oyunculuğuna başladım bu  dizi ’de otuz beş bölüm oynadım onun devamında hanımın çiftliği dizisinde Muhsin Usta karakterini otuz beş bölüm oynadım. Bu dizilerin ardından Görüş Günü Kadınları dizisinde on bölüm oynadım. Bu diziler aracılığı ile dizi piyasasıyla da tanışmış oldum. Tatar Ramazan, Beynelminel ,Gelincik tarlası filmlerinde de rol aldım.
Film ve dizi çalışmaların dışında fotoğrafçılıkla da uğraşıyorum fotoğraf çekiyorum, müzikle ilgileniyorum üniversitenin çok sesli korosunda korist olarak çalıştım, polifonik koroyla yurtdışına turneyle gittik, tiyatroyla yetinmeyip sanatın her dalıyla beslenmeye çalışıyorum.
                                                                         
                                                          
Oyunculuk mu akademisyenlik mi hangisi daha ağır basıyor?
Akademik alan aslında benim düşündüğüm bir alan değildi. Özel tiyatrolarda o kadar yoksunluklar içinde tiyatro yaptık ki bir biçimde memur olmak ve düzenli bir gelire kavuşmak ancak bu şekilde mümkündü ben de bu kaygılarla akademik hayatıma başladım.
Öğrencilerimle olmak yeni nesle genç tiyatro insanlara eğitim vermek onları mesleğe hazırlamak hoşuma gidiyor. Akademik hayat benim çok kendimi ifade ettiğim, bulduğum alan değil.
 Ben hep tiyatronun pratiği içerisinde bulunmak istedim. Oyunculuk yaptım yönetmenlik yaptım üniversite içerisinde drama topluluğu oluşturdum ve oyun sahneledim.
Mümkün olduğunca tiyatronun pratiği içerisinde oyuncu ve yönetmen olarak bulunmaya çalıştım bunların yanı sıra tiyatroyla ilgili olarak çeşitli dergilerde yazılar yazdım, fotoğraf yarışmalarına katıldım ödüller aldım sanatın her alanında bulunmaya ve beslenmeye çalışıyorum.
Geçmişte çocuk tiyatrosu yapmış biri olarak çocuk tiyatrolarına nasıl bakıyorsunuz?
Çocuk tiyatrosu yetişkinlere yapılan tiyatrodan daha çok gerekli ve önemlidir. Brecht’ın dediği gibi tiyatronun seyirciyi değiştirip dönüştürme gücü olduğuna inanıyorum. Eğer tiyatronun bir topluma bir şey söyleme toplumun bireyini değiştirip dönüştürme daha yaşanılabilir bir dünya yapma noktasında seyirciyi eğitme görevi var ise bu çocuk tiyatrosunda yüz de yüz gerçekleşiyor olması gerek.
Çocuk tiyatrosu bunu çok daha köklü yapıyor, çocuğun gelişime süreci içinde tiyatronun sorumluluk bilinciyle çok daha ciddi gerçekleştirilmesi yapılması gerekir. Genellikle bizde çocuk tiyatrosunu yetişkin tiyatrosuna bir basamak olarak düşünürler ilk olarak çocuk oyunuyla başlarlar, özel tiyatrolar temel ekonomik ihtiyaçlarını çocuk tiyatrosu yaparak çözmeye çalışırlar. Bunu yaparken çocuk tiyatrosunu biraz özensiz yapılması tehlikesini doğuruyor, bu tehlike aşıldığı noktada gerçekten de ilgi gösteren çocuğu seven çocuk tiyatrosunu, çocuk psikolojisinden anlayan çocuk tiyatrosunun yetişkin tiyatrosundan farkını kavramış  ciddiye alarak yapıldığı takdirde çok daha önemli gerekli olduğunu ve gerçekten de çocuğu insanı değiştirme geleceğin seyircisine geleceğin insanına geleceğin dünyasını toplumu kurmada çok önemli bir araç olacağını düşünüyorum.
Adana Büyükşehir Belediye Tiyatrosunda sizin yönettiğiniz Yalancı Aranıyor adlı oyun devam ediyor oyundan bahseder misiniz? Yönetmenlik devam edecek mi?
Kimi tiyatrolar ve oyuncu arkadaşlar yönetmen olarak yardımcı olmamı istediler daha önce Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosunda Nafile Dünya adlı oyunu sahneye koydum bu yıl Büyük Şehir Belediyesi şehir tiyatrosunda çalışmaları 2014 yılında başlayan ve bu yıl sonuçlandırdığımız Yalancı Aranıyor adlı oyunu yönetim. Oyunun tekstini çok beğendim seçim dönemlerine çok uygun bir oyun güncel bir oyun ben oyunu çok severek yönettim. Oyun politika ve yalan ilişkisine dayanan bir oyun, seçim atmosferinden çıkamadığımız için gündeme çok denk düşen bir oyun seyirci tepkisinden gayet
Memnunum, tiyatro oyuncusu olarak oyun oynamaya devam edeceğim gibi gelecek olan proje ve tekliflerde de yönetmenliğe devam edeceğim.
                                                                 
Özel tiyatrolarda oynamış özel tiyatro yapmış biri olarak özel tiyatrolarla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?
Özel tiyatroların çok daha özgür olması beklenir. Ekonomik kaygılardan sıyrılmış kendini daha özgür şekilde ifade eden tiyatrolar olmalıdır. Devlet yardımı alan tiyatroları sınırlandırarak daha etkisiz hale getirdiler. Özel tiyatrolarda bu devlet yardımına ihtiyaçları olduğu için ve alabilmek için buna uygun projeler seçerek kendilerini oyun seçimi olarak sınırlamaktadır. Repertuvarlarınızda buna göre belirlemektedirler. Bu sebeple özel tiyatrolarda kendilerinden bekleneni yerine getirememektedir. Özel tiyatrolarda yaşamlarını sürdürebilmek zorunda sivil toplum örgütleri ile belediyelerle derneklerle iş birliği yapmak zorunda ve seyirci bulmak zorunda, onları elbette anlayabiliyorum.
Özel tiyatroların, seyircisini değiştirme geliştirme ve dönüştürme sorumlulukları vardır. Özel tiyatroların repertuarlarını daha özgür olarak oluşturması gerekmektedir.  Daha muhalif seslerini daha güçlü olarak çıkarması gerekmektedir.